Terk Zamanı Ne Zaman?
Halden anlayan bi doktorun olsun.
Tahlillerin iyi çıkmış. Sorun yok. Aradan da bi 10 gün geçmiş mesela. Ama seni arayıp “tamam her şey yolunda ama, geldiğinde seni çok gergin, üzgün gördüm. Her şey yolunda mı diye sorup bi kontrol etmek istedim, desin.
Ağdacı, mesela, sen bacaklarını açmış, bi tarafındaki kılları aldırmak için acıya dayanacağım diye en çaresiz ve sıkılmış anındayken kalkıp “kilodan bacaklarının arası sürtünmekten tahriş olmuş, kilo ver kilo” demesin!
Diyemesin.
Derse, derhal kalk git oradan. Derhal. Don paça terk et. Ödeme filan yapma. Sakın.
Memende bi şey var veya yok; rutin kontrol, mecbur mamogram çektircen.
O -emin değilim ama kesin- bir erkek tarafından icad edilmiş tost makinasına memeni sıkıştırmaya çalışırken, kaburgan alete dayanmış ve kırılmak üzere, burun kemiğin yamulmuş, nefes de tutacakken acıdan tutamadığında, uzman sana “ama canım bu ne hal kemiklerin sayılıyor, tabi acır kaburgan, memen de yok! Sık kendini dayanmak zorundasın…” diyemesin.
Memen kafam kadar ondan acır tabi, de diyemesin!
Oran buran hakkında kimse bi şey demesin, dedirtme. Diyenler, hele bi geri çekilin hele. Bi hop! Bi çüş! Bi yuh!
Derse hala “uzman”, orayı terk et. Kaç. Yardım iste. Hönkür ve ağla.
Hemen. Hemen. Hemen.
Psikoloğun mesela, donanımlı VE insan olsun. Halden anlayacak kadar. İnsana dair duygular coğrafyasında senin de en abuk duyguna alan açıp içini dökebilmene en güvenli şekilde temas edebilecek kadar insan.. Sen ağlarken donuk kare değil de, bari yüzünde bir hüzün hissedebildiğim gibi olsun.
Mesafeli ve bir o kadar şefkatli.
Sana ters gelen, canına o an acayip dokunan ve şok olup dona kaldığın için cevabı yapıştıramadığından zaman kendine kızma.
İnsan şok olunca bok oluyor. Tok veya aç oluyor. Bi şey oluyor yani.
Zaman lazım. Dost lazım. Bi şeyler lazım. İnşallah bulasın o şeyleri.
Şoku atlatınca hala ve zarasız bi şey yapasın varsa; bari bu şeylerden servis almayı kesebil. Başkasını arar bulursun. Sana kendini iyi hissettirerek şifa olacak olanları.
Hayat basarken sağdan soldan üstüne, bari bi de bunlar altında ezilmeyeceğim, bi daha asla onlara hakkımı vermeyeceğim, diyebilirsin.
Kimsenin canının nerede attığını herkes bilemez.
Saçıma senelerce saç kremi sürmedim, çevreye zararlı madde diye. Saçlarımı yoldum. Acıdığını bile farketmeyecek kadar acılarıma duyarsızlaşmışım.
Yahu zararsızlar da var, başkasına hep tavsiye ettim. Hediye ettim.
Başkası kadar kendime canım gibi bakmak, canım demek aklıma gelmedi.
Ben demeyince, uzman da mememi tost yapıp afiyetle yedi. Ağdacı etlerimi yoldu. Tescilli tacizci sapık bir zamanların çocuk ve korkak Yoncasının korkusundan eyvallah diyerek idare ettiği yerlerden aklınca yakalarım sanarak dava açıp bi de şikayet etti.
Gören de cici çocuk sanıyo kötü kalpli avcıyı.
Önce kendime itiraf.
Üzgünüm.
Daha yeni anlıyorum neyi neden yaptım, nasıl hiç yapamadım.
Anladıkça hiç kıyamıyorum. Kuzucuk.
Yastıklara sarılıp bedenimi açmaya çalışıyorum.
Böööyle bırakmaya çalışıyorum kaslarımı, etlerimi, dişlerimi, saç diplerimi, göz ve yaşlarımı. Dizimi. Ruhumu.
Bebeğim ben daha ayol.
53 yolun başı.


Yapmasınlar. Yaparlarsa kaç oradan çok doğru hatta bende artık bir de iki tokat atıp gitme isteği oluyor. Benim canımı yakmaya çalıştığı gibi başkasına da yapmasın hatta bi yok olsun onlar diye. Önce kendime şefkat. Sarıldım çok
Yıllarca hiç kaçamadım.. öyle demesinler diye korkarak baktım, kalbim çarptı şimdi bir densiz laf edecek ve benim fena halde canım sıkılacak diye.. demesinler bir zahmet.. şimdi biraz biraz ses yükseltiyorum.. yanımda başkasına yapılınca daha çok ses çıkarıyorum. Ses çıkarabilmeyi öğreniyorum..