Hak Hukuk Rezalet
Dünya Emekçi Kadınlar Günü - Senede 1 gün(!)
Hak Hukuk Rezalet!
Sinirliyim.
Minik bir haber defilesi izledim.
İçinde hunharca katledilen kadın/çocuk ağırlıklı canlardan “manzara”lar vardı.
Ortalık ne zamandır kan gölü! Yetmezmiş gibi, yayılıp artıyor savaş sevdası.
Kanıtı, tanığı olmayan icad edilmiş suçların savunmasını yapmak durumunda olanlarla..
Tanığı, belgesi, suçu, tecavüzü kanıtlanmışların ya yargılanmadığı ya da hop salınıverdiği yerdeyiz.
Aynısı sana bana da olabilir.
Savaş suçları bi yanda cirit atıyor ve bu suça sanki oy birliği ile dokunulmazlık verilmiş gibi… oh ne ala Dünya.
Hayırlısı tekamüle inşallah.
Hani ekonomimiz berbat sözümona, bari o bir sonuca götürsün değil mi?
Hadi bi umut.
Umudu bağladığım yere bak…
Büyük bir heyecanla “Boykot” havası vardı, o mesela ne durumda?
Ben merak ediyorum. Hiçbir yerde buna dair bilgi bulamadım. Sanırım o ateşin gazı da tüpü de bitti.
Tüh!
Allah’tan benim, senin tükenmeyen yakıtımız var. Yapıyoruz bu dayanıklılık sporunu.
Onur ve inanç, bir de vicdan rahatlığı ateşi sıcak tutuyor.
Bir de seçilmişliğin verdiği gücün gerçekliği kimi zaman iyi geliyor, kimi zaman ona bile inancı kalamıyor insanın. Seçimlere toz değmeyen ülke sayısı giderek azaldı.
Kara mizah demek isterdim, değil. Manzara güldürmüyor. İnsanın manzaraya bakası gelmiyor. Yaşıyoruz ama yine de tabi. İşlerimizi yapıyoruz. Yemek yiyoruz. Bahçemize bakıyoruz. Gülüyoruz ailemizle, eş dostla.
İçimizin dengesi bozuk.
Çünkü hayat böyle.
Her şey hepsi aynı anda. İyi kötü aynı Dünya’yı paylaşıyoruz.
Füzeler havada kuş misali.
Ortalık kan gölü.
Çocuklar, masumlar, erdemler, ormanlar, zeytinler, adalet ve insanlık vicdanı (hala kalan) bedel ödüyor.
Gerisi hey maşallah doymuyor kardeşim. Doymuyor. Patron olmuş, başkan olmuş, almış eline tüm sazı; parası var, imkanı var, konumu var ve elimdekiyle barışa çalışsam, kurda kuşa çalışsam, çocukları kollasam demiyor da, ölüme çalışıyor. Hani her şeyi elde etmiş insan sakinleşir, olgunlaşır diye bir şey vardı. O yalanmış.Dünya Emekçi Kadınlar Günümüz de senede 1 gün. Sayıyla 1.
El
Er
Tır
On
Amp
Do
Net
G-An
Lay lay lom.
Yahu!


Boykotu sürdürüyorum kendimce... Hatta geçenlerde Migros da depo işcilerini zıvanadan çıkarınca "YUH arkadaş, bunca market içinde beni marketsiz bıraktınız." diye delledim. Neyse ki çözdüler...
Gezi'den beri Mado ve Kizilkayalar'i boykot ederim. Ona bakarsanız boykotu daha bile oncelere dayanan Ülker, fabrikalarını yurt dışına taşıdı. Kaybedilen istihdam oldu yani aslinda...
Batsınlar diye değilmiş. Kendimce, paramı nereye harcayacağımın kararını vermekmiş bu. Sürdürüyorum ben.